Sıradan bir kağıt, güçlü bir pile dönüştürüldü
Amerikalı bilimciler, sıradan bir kağıdı, nano teknoloji sayesinde çok ucuz, çok hafif ve süper depolama kapasitesine sahip güçlü bir pile dönüştürmeyi başardı. “Kağıt elektroniğini” doğurabileceği belirtilen bu gelişme, elektronik cihazların küçülüp hafiflemesi, hibrid veya elektronik araçların ileride çok hafif, küçük ve çok uzun ömürlü pillerle çalışması gibi geniş bir alan için kapıyı araladı. Gelecek vaat eden elektrikli araçların önünde bugün için var olan en büyük engellerden biri, kullanılacak pilin ağırlığı ve kısa ömrü. Proceedings of the National Academy of Sciences adlı dergide yayımlanan araştırmayı yapan, Kaliforniya Stanford Üniversitesi’nden araştırmacılar, “gümüş ve karbon nano materyallerinden yapılmış bir mürekkep ile kaplı kağıt yüzeyinden ibaret, çok hafif ve güçlü bir elektrik enerjisi depolama kaynağı” oluşturmayı başardı. Karbon nano tüpleri ve gümüş nano kablolarından oluşan yüzeye sahip kağıt pil, gelecek için büyük ümit vaat ediyor. Bilimciler geçmişte de, silikon nano kabloların kullanımı sayesinde bugünün lityum iyon pillerinin 10 kat güçlendirilebildiğini kanıtlamıştı. Makalede, “Kağıt teknolojisi kullanılarak, düşük maliyetlerle, hafif ve yüksek performanslı enerji depolama olanağının gerçekleştirildiği, pilde kollektörler ve elektrodlar yerine iletken kağıdın kullanıldığı” belirtildi. Bu tip bir pilin, elektrikli otomobillerin veya hibrid otomobillerin hareket ettirilmesinde kullanılabileceği, elektronik cihazların daha hafif ve daha uzun ömürlü olmasını sağlayacağı kaydedildi. Makalenin yazarlarından Yi Cui, toplumun düşük maliyetli ve yüksek enerjili enerji depolama araçlarına ihtiyaç duyduğunu vurguladı. Yu Cui, bu yeni tip pili “süper depolama kapasiteli” olarak tanımlayarak, bunun, otomobillerin yanı sıra, “yüksek enerji gerektiren her tür alette de kullanılabileceğini” kaydetti. Yu Cui, “kağıt pilimiz çok düşük maliyetli ve şebeke halinde bağlantıya uygun” dedi. Profesör Peidong Yang da yeni teknolojinin ticari olarak çok yakında piyasaya çıkacağını belirtti.
8 Aralık 2009 Salı
6 Aralık 2009 Pazar
Galaksi Merkez Bölgesinin Gözlemi
Galaksi Merkez Bölgesinin Gözlemi DAY 2009 kutlamalarında NASA nın Büyük Gözlemevleri ; Hubble Uzay Teleskopu, Spitzer Uzay Teleskopu ve Chandra X-ışın Gözlemevi Samanyolu Galaksinin merkezi bölgesi hakkında ortak bir görüntü elde ettiler.Bu spektral görüntüde , kızılötesi ve X ışını ile galaktik merkezi yakınlarında tozların arasından şiddetli ve aktif olarak gözlendi.Merkezde parlak beyaz bölgede Sagitarrius A yer almaktadır. tıpkı açısal genişlikte 1.5 derecelik dolunay kadar görüntü vermektedir.Her teleskop farklı renkte görüntü vermektedir:- Sarı renk , Hubble ile yakın kızılötesidir. Burası yüksek enerjili bölgedir ve yüz binlerce yıldızın doğum evidir .- Kırmız renk ,Spitzer ile kızılötesidir. Yıldızlardan salınan radyasyon ve rüzgarlar parlayan toz bulutları ve küresel filamentleri ile karmaşık yapıyı sergiler.- Mavi ve mor renkler ,Chandra ile X- Işınıdır. X-ışını salınımı, galaksi merkezindeki yıldız patlamaları sonucu çok yoğun kütleli kara delikten, milyonlarca derecedeki ısınan gazdan dolayıdır .Parlak mavi kabarcıklar ise ; içinde bir nötron yıldızı ya da kara delik bulunduran çift yıldız sisteminden salınmaktadır.Tüm bu görüntüler bir araya getirilince , galaksinin gizemli merkezi hakkında bilinen en detaylı görüntü kompoziyonu vermektedir.
Herschel teleskopu gözlerini açtı
Herschel teleskopu gözlerini açtı 3,5 metrelik aynası ile Herschel ışık toplamaya başladı.Gözlemin hedefi yıldız ve galaksiler nasıl oluştu ve kozmik zamanda gelişimlerini gözlemek .European Space Agency (Esa)Avrupa Uzay Ajansı tarafından 14 Mayıs da Dünya'dan gönderildi. Devamı...>>
Tepkiler:
Bu kayda verilen bağlantılar
Tepkiler:
Bu kayda verilen bağlantılar
Lyman Alfa Damlaları:Galaksilerin Yaşlandığı Kozmik Damlalar
Chandra ile evrenin ilk döneminde yerleşen hidojen gazındaki örnek damlalarda kütlece büyük kara deliklerin büyümeleri sırasında bulundu. Bu karadeliklerde ve patlamalarda yıldızlar oluşmaktadır ve bunlar damlaların ısınmasına ve ışımasına sebep olmaktadır. Bu durum galaksi ve kara deliklerin hızlı büyümelerini durdurmaya başladıkları evreyi yani"yaşlanmalarını" göstermektedir.NASA Chandra X-ışın Gözlemevinde 29 dev damlanın ayrıntılı incelenmesi sonucu belirlendi.Bu gizemli damlalara yaydığı ışıktan dolayı "Lyman-alfa damlaları " denmektedir,bunlar yüz binlerce ışık yılı uzaktadır ve evren sadece 2 milyar yıl veya yaklaşık bunun %15 'i kadar yaşından beri görülmektedir.Damladan gelen ışıma ; Lyman-alfa
optik görüntü (sarı renkli) National Astronomy Observatory, Japon Subaru Teleskop ile
optik görüntü (beyaz), Hubble Uzay Teleskop ile
kızılötesi görüntü (kırmızı), Spitzer Uzay Teleskop ile gözlemlendi.Nihayet Chandra X-ışın Gözlemevi ile (mavi) olarak galaksi merkezinde büyüyen dev karadelik varlığını ispatlamaktadır. Zaten bu damlaların bu kadar parlaması için galaksi merkezinde yeterince ısı var.
Buna benzer aktivite 4 kara delikte ve süper kütleli karadeliklerde görülmektedir ayrıca bunları galaksi merkezinde 3 parlak süpernova ile karşılaştırmak mümkün ve benzer patlamalara örnek resimler bağlantıdan bakılabilir (a companion illustration)
Damlalar galaksi ve karadeliklerin büyümelerini durdukları ilk veya ikinci evreyi göstermektedir buna"geri besleme" denmektedir.Devamı...>>
Tepkiler:
Bu kayda verilen bağlantılar
Etiketler: gökada, gözlemevi, karadelik, süpernova, uzay teleskopu
Süper Etkili Parçacık İvmelendiricisi
Süper Etkili Parçacık İvmelendiricisi
RCW 86'nın iki farklı teleskop ile alınmış birleşik görüntüsü. Resimdeki mavi renk ESO ile kırmızı ise Chandra ile alınmıştır.
Bu görüntü NASA Chandra X-ışın Gözlemevi ve Güney Avrupa Gözlemevinin Çok Geniş Teleskopu ile sağlandı, süpernova RCW 86 kalıntısının kaba dairesinin bir kısmını göstermektedir.Bu bir patlayan yıldızın kalıntısıdır ve Çinliler tarafından milattan sonra 185 yılında ilk kez gözlendi. RCW 86, bizden 8200 ışık yılı uzaklıktaki Pergel (Circinus) Takım Yıldızında bulunuyor. Resimdeki mavi renk X-ışını dalga boyunu ve kırmızı renk ise görünür dalga boyunu göstermektedir.Astronomlar bu kalıntı için yaptıkları çalışmalarla süpernova kalıntıları hakkında yeni detaylı bilgiler edindiler.Samanyolunun süper etkili parçacık ivmelendiricilerinin bu kalıntılarda rolü olduğunu anladılar ayrıca bu bölgede görülen şok dalgalarının parçacık ivmelenmesinde etkin ve bu süreçte harcanan enerji miktarının Dünya'da gözlenen kozmik ışınların sayısına uymakta olduğunu anladılar.Kaynak: Chandra Gözlemevi Sitesi
RCW 86'nın iki farklı teleskop ile alınmış birleşik görüntüsü. Resimdeki mavi renk ESO ile kırmızı ise Chandra ile alınmıştır.
Bu görüntü NASA Chandra X-ışın Gözlemevi ve Güney Avrupa Gözlemevinin Çok Geniş Teleskopu ile sağlandı, süpernova RCW 86 kalıntısının kaba dairesinin bir kısmını göstermektedir.Bu bir patlayan yıldızın kalıntısıdır ve Çinliler tarafından milattan sonra 185 yılında ilk kez gözlendi. RCW 86, bizden 8200 ışık yılı uzaklıktaki Pergel (Circinus) Takım Yıldızında bulunuyor. Resimdeki mavi renk X-ışını dalga boyunu ve kırmızı renk ise görünür dalga boyunu göstermektedir.Astronomlar bu kalıntı için yaptıkları çalışmalarla süpernova kalıntıları hakkında yeni detaylı bilgiler edindiler.Samanyolunun süper etkili parçacık ivmelendiricilerinin bu kalıntılarda rolü olduğunu anladılar ayrıca bu bölgede görülen şok dalgalarının parçacık ivmelenmesinde etkin ve bu süreçte harcanan enerji miktarının Dünya'da gözlenen kozmik ışınların sayısına uymakta olduğunu anladılar.Kaynak: Chandra Gözlemevi Sitesi
Paralaks ile Uzaklık Hesaplanması
Astroed-Sabancı Üniversitesi Çalıştayı-2-paralaks Göreceli konum değişikliği (paralaks) ile nasıl mesafe ölçümleriz?Gözlemcinin konumunu değiştirmesi sonucu, belli mesafedeki bir cismin daha uzaktaki cisimlerle (arka plana) göre göreceli konum değiştirmesine paralaks diyoruz.Şekil 1’de paralaks etkisini görebiliyoruz. İki farklı konumdan bakıldığında, arka plana göre, yıldız şeklinin konumu da farklılaşıyor.Cisim gözlem noktasından uzaklaştığında, Şekil 2’de görüldüğü gibi paralaks açısı küçülüyor, yani paralaks etkisi azalıyor. Bu bağlamda paralaks açısı daha küçük olan cisimlerin gözlem noktasından daha uzakta olduklarını söyleyebiliriz.Paralaks açısını kullanarak hedef cismin uzaklığını nasıl bulabiliyoruz? Şekil 3’de görüldüğü gibi mesafesini ölçmek istediğimiz cismin merkezde, iki ölçüm noktasının kenarında bulunduğu bir çember düşünelim. Bu çemberin yarıçapı D, yani bulmak istediğimiz uzaklık.Ölçüm noktaları arası mesafe (b) ve paralaks açısını (θ) belirledikten sonra şu şekilde bir orantı oluşturabiliriz; b uzunluğunun çemberin çevresine oranı, θ açısının çemberin toplam iç açısı olan 360o’ye eşit olacak.Matematiksel ifade ile,Bu eşitliği D değerini elde edecek şekilde düzenlersek uzaklığı belirleyeceğimiz bağıntıyı elde ediyoruz.Şimdi paralaks metodunu kullanarak uzaklık belirlemeye ne dersiniz?Malzemeler: • Cetvel (30 cm) • Tükenmez kalem • Misina veya sağlam ip (1 metre) • A4 boyutunda kâğıt • Yapıştırıcı bant • Mezura • 1 metre boyunda tahta veya metal çubuk (varsa kullanılması tercih edilir)Öncelikle paralaks açısı ölçüm aracını yapalım;• A4 kâğıttan enlemesine 3 cm ve 1 cm kalınlıklarında iki şerit keselim• 1 cm kalınlığındaki şeridi cetvelin 0–1 cm aralığına sıkıca sarıp bant ile yapıştıralım• 3 cm kalınlığındaki şeridi ise ince şeridin sağında cetvele sarıp yapıştıralım. Kalın şeridi yavaşça sağa sola kaydırarak hareket ettiğinden emin olalım• 4 metre uzunluğundaki ipi 4 kat yapıp uçlarından düğümleyelim. İpin bir ucunu cetvelin deliğinden geçirip düğümleyelim.• İpi, cetvelle bağlantı noktasından başlayarak 57,3 cm olacak şekilde katlayıp, uçta yaklaşık 2 cm çapında halka olacak şekilde düğümleyelimNot: İp uzunluğunun 57,3 cm olmasını, yapılacak ölçümde elde edilecek her 1 cm mesafenin 1o açı mesafesine karşılık gelmesi için seçiyoruz.Bu aracı kullanarak paralaks açısını, sonucunda da mesafeyi ölçmeye hazırız.1. Aşağıdaki gibi iki ölçüm noktası belirleyip, bu noktalar arası mesafeyi (b) ölçerek not edelim.2. Mesafesini ölçmek istediğimiz hedefin çok daha ötesinde bir referans seçelim3. İlk ölçüm noktasından bakarak, hedef ile referans açısal mesafeyi (A) belirleyelim4. İkinci ölçüm noktasından bakıldığında oluşan açısal mesafeyi (B) belirleyelim5. Mesafesini bulmak istediğimiz hedef için paralaks (θ) açısı, seçilen referans noktasınınkonumuna göre, 2 ve 3. basamaklarda elde edilen açıların farkına veya toplamına eşit olacak.θ açısını hesaplamak için aşağıdaki iki şekilden faydalanabiliriz.Ölçüm noktalarından uzak bir hedef seçildiği takdirde, tepe açısı θ olan üçgenin iki kenarının birbirine yaklaşık olarak eşit olduğu ve bu mesafenin D kadar olduğu düşünülebilir. Bu durumda tepe açısını ve tabanını bildiğimiz üçgenin kenarlarını hesaplamamız gerekiyor.Aşağıdaki formülü kullanarak D mesafesini hesaplayabilirizParalaks metodunu 3 farklı uzaklıktaki cisimlere uygulayarak mesafelerini belirlemeye çalışalım. Eğer gerçek mesafeyi biliyorsak veya belirleyebiliyorsak karşılaştırma için aşağıdaki tabloya not edelim..ÖlçümŞimdi mesafesini belirlemek istediğimiz cismin konumunu değiştirmeden ölçüm noktaları arası uzaklığı(b) her seferinde biraz artırarak 3 ölçüm yapalım. Böylece seçilen ölçüm noktaları arası uzaklığın, ölçülen mesafeyi nasıl etkilediğini daha iyi anlayabiliriz.ÖlçümArtık mesafe tayininde yeni bir aracımız oldu, göreceli konum değişikliği.Astronomide paralaks yöntemini nispeten yakın yıldızların uzaklıklarını belirlemekte sıkça kullanıyoruz. Yıldızlar günlük hayatta kullandığımız uzunluk ölçeklerine nazaran çok uzaklarda olduklarından, onlardan daha da uzaklardaki yıldızlara göre göreceli konum değişikliklerini ancak birbirinden çok uzakta iki gözlem noktasından bakarak görebiliyoruz. Devamı...>>
Tepkiler:
Bu kayda verilen bağlantılar
Tepkiler:
Bu kayda verilen bağlantılar
Bir Kozmik İkon Yengeç (Crab) Nebulası
Bir Kozmik İkon Yengeç(Crab) Nebulası 1054 yılında yeryüzünden Taurus kümesinde bir yıldızın ölüm spektrumu gözlendi.Şimdi yaklaşık bin yıl kadar sonra patlama sonrası yüksek enerjili parçaçıklar salarak çok yoğun bir cisim haline dönen yani nötron yıldızı olarak bilinen Yengeç (Crab)NebulasıdırChandra uydusu X ışın verileri ile kozmik jenaratör gibi çalışan ve üretiği enerji miktarı 100 000 güneş kadar olduğuna dair hakkında belirgin ipuçları vermektedir.Bu bileşik görüntüler veri olarak , NASA nın üç tane Büyük Gözlemevi (Great Observatories ) tarafından kullanılmaktadır.Chandra X-ışın görüntüleri mavi, Hubble Uzay Teleskopu görünür bölgede kırmızı ve sarı ve Spitzer Uzay Teleskopu kızılötesi görüntüleri mor renktedir.X-ışın görüntüsü alınan bölge diğerlerine göre daha küçüktür çünkü çok yüksek enerjili elektronlar yayılmaktadır ve çok hızlı davranarak salınım yaparlar daha düşük enerjili olan görünür ve kızılötesi bölgelerdeki elektronların salınımı daha yavaştır.Diğer değişik teleskoplarla birlikte , Chandra Yengeç( Crab )Nebulasının bilinmeyen kayıp hayatı /geçmişi hakkında bilgi vermeye devam etmektedir .Yengeç (Crab )Nebulası üzerinde en fazla çalışılan gök cismi olduğundan dolayı,bu onu kozmik ikon yapmaktadır.
Tepkiler:
Tepkiler:
Kaydol:
Yorumlar (Atom)